31 Ekim 2008 Cuma

26 Ekim 2008 Pazar

manga kızları - engellemeden sonraki ilk post

bugünkü sorum;

mangalarda filan hani kızların gözlerini kocaman çiziyorlar ya genellikle, acaba japon kızları darılmıyolar mıdır? alakaları yok çünkü uzaktan yakından. biliyorsunuz bu japon kızları birazcık çekik oluyorlar.

20 Ekim 2008 Pazartesi

tekrarlayan rüyam

şebnem kağıt bebeklerini çok severim. (aslında her tür kağıt bebeği çok severim ama en iyi tanıdığım şebnem bebekler, neredeyse her kitapçığın her giysisi gözümün önünde canlanıyor)
piyasadan çok uzun zaman önce kalktılar ama ben hala rüyamda görüyorum şebnemleri, tekrarlayan mutluluk rüyam bu benim; bir kitapçıya giriyorum ve şebnem bebeklerle karşılaşıyorum. hepsini almak istiyorum - genellikle seçme aşamasında saçma sapan rüya olayları oluyor ama olsun.

bir de işte böyle yakından tanıdığım rüya mekanlarım var - aslında mekanları tanıyorum diyemem çünkü genellikle birbirlerine benzemiyorlar ama mekanların verdiği duyguyu iyi tanıyorum. mesela bir kitapçı rüyam var; çok büyük (çok çok çok büyük içinde her dilde her türlü kitabın olduğu) bir kitapçıya giriyorum ve yine şebnem bebeklerle karşılaştığımda olduğu gibi sevinçten çıldırıyorum, dünyanın en güzel yeri oluyor rüyamda orası, saatlerimi oraya vermek istiyorum...
veya korku rüyam - bir yer var; bazen bir evin bahçesi oluyor burası bazen mezarlık bazen bir ev. ama dünyadaki kötü ve korkunç ve şeytani olan herşeyin toplandığı yer orası. ve genellikle rüyalarımda yakınından bile geçmek istemediğin o yerin bir şekilde içine girmem gerekiyor.

sigmund freud, analyze this.

15 Ekim 2008 Çarşamba

la gente

insanları sevmiyorum.
İNSANLARI SEVMİYORUM.
bunu kabullenebilmem çok uzun sürdü.

13 Ekim 2008 Pazartesi

3 yaşında olmak

3 yaşında olduğumu beyan eden bir kaç post umdan sonra, annem bugün bana, sana bakınca hala 3 yaşındaki halini görüyorum dedi.
postumu okuyor olamaz, o halde ben sahiden 3 yaşında olabilirim.

11 Ekim 2008 Cumartesi

the fall

geçen ilkbaharda the fall u izleyene kadar en sevdiğim film cirque du soleil: alegria idi.
renkli ve hareketli şeylerden hoşlanıyorum, 3 yaşındayım.

5 Ekim 2008 Pazar

gugli gugli gugli gugli gugli gugli gugli gugli (korkuyorum)

rose red izledim, ardından da cehennemden gelen güvercinler' i okudum (hikayeleri birbirine benzetiyorum eskiden beri). şimdi ise korkuyorum ve yatağıma gidemiyorum. biri bana yardım etsin. veyaaaaaa biri bana şu rose red in asıl hikayesini okuduğum siteyi bulsun bi daha okuyayım biraz daha korkayım.
hani bi tane kadın varmış amerikalı, kocası silah tüccarıymış da kadın kafayı yemiş zaman içerisinde senelerce ev yaptırmış duramamış kendi evinin içinde kaybolup açlıktan öleyazmış. kocasının imalatı olan silahlarla ölen kızılderililerin gelip onu ham yapacağını düşünüyormuş hani.
nolmuştu o kadına sonra? o kadına olan şey bana da olabilir mi diye düşünüp korkacağım ben.
ammaan sabahlar olmasın.

neden blog yazarken cıvıyorum? bu gecenin sorusu da bu.