18 Haziran 2009 Perşembe

yeni (bir) dünya

seyahatime sadece 2 gün kaldı, amerika kıtası, bana neler vaat ediyorsun? heyecanla midemi burduğun kadar var mısın? seni de avrupayı sevdiğim kadar sevecek miyim? sevdiğim adamı özlememe değecek misin? bana hangi şarkı-lar seni hatırlatacak?(bu konuyla ilgili bir post yazmalıyım, şehirlerle/ülkelerle/yerlerle özdeşleştirdiğim şarkılar)

korkmayıp uçağa binebilirsem eğer, bu sorulara cevap verebileceğim.

bu arada troy u dinliorum, genç ve korkusuzken dinlediğim bir şarkı, bilenler bilir. -bazen neden düşüncelerimin belli bir çizgide ilerlemediğini merak ediyorum, sonra hemen geçiyor çünkü başka birşey düşünmeye başlamış oluyorum çoktan.-
yalan söylüyorum, genç olduğum bir dönem oldu hayatımda ama korkusuz olduğum hiç olmadı, büyük bir korkak ım. ama, keşke, sadece aklım korksa, vücudumun da aklımla beraber korkması bu kadar gerekli mi?

1 Haziran 2009 Pazartesi

pride and prejudice

eğer filminde şu dudaklarını öne uzatıp duran koca kafalı kız oynamasaydı başlıkta adını zikrettiğim kitabı okumak isterdim. şimdi okusam, sürekli gözümde o kız canlanacak ve karakteri sevemeyeceim. sense and sensibility yi okurken de gözümün önünde kate winslet ler alan rickman lar uçuşmuştu. sensensenbiliti.

dipnot: melisle ali evleniyor!!!!!!!! düğünde beyaz güvercinler uçurmayı ve melisin makyajını yapmayı düşünüyorum. funny girl - (barbra streisand strikes back) .

dipdipnot: clara yı seviyorum.