1 Nisan 2008 Salı

seni sevmiyorum wagamama

cuma akşamı taksimde çağrılarla buluştuğumuzda geç olmuştu, gözümüzün önünde wagamama vardı oraya girelim dedik.
ben yaklaşık hımm dur bir sayayım 5 aydır rejimdeyim, 5 aydır da doktorumun sözünü dinleyip protein ve karbonhidratları aynı anda yememeye çalışıyorum. aslında bu biraz sinir bozucu çünkü bence peynirli makarna dünyanın en basit ve muhteşem yemeklerinden biri -ki diğerinin de bir tür peynirli mantı olan piruhi olduğunu düşünüyorum-. ama. ı ıh. yemiyorum işte, inat ettim.
bu yüzden de cuma akşamı wagamamada ismini şu anda hatırlamadığım körili ve kızarmış sebzeli bi pilav sipariş ettim, çok çok açtım, yedim.
o kadar yağlıydı ki, 5 aydır yağda kızarmıs bir şey yememiş olan benim şu anda tam 4 tane sivilcem var. ve anladım ki, bir yemeğin vejetaryen olması onun yağsız olması anlamına gelmiyormuş. artık imtina edeceğim, gider çin büfede yerim çok gerekirse uzakdoğu mutfağı.

seni sevmiyorum wagamama. ama çok istersen bi yeşil çayını içerim.

3 yorum:

cicoz dedi ki...

belki wagamama hakkında bole dusundugun için sivilce yaptı.. yani aslında kaşık yok ve sen kafandan uyduruosun :)

ben artım yiyemiom wagamamada yemek :( son iki tanesinde (ki ikisi de merveyleydi) cok beter bi şekilde ayrıldım oradan. fazla aromalı gelio sanırım artık bana yemekleri. yemesem de olur diorum ve hemen yanındaki (beyoğlundaysanız) borsaya geciorum ya da alt katındaki kitchenette' ye (dooru yazmış olmalıyım-
kanyondaysanız)

djelibeybi dedi ki...

kötü hisler kötü enerji ve sivilce olarak bize geri döner mi diyosun?

cicoz dedi ki...

valla sabah demişim. hala katılıo gibiyim bu fikrime