küçükken kibariyeyi zayıf - sarı saçlı olduğu için ve makyaj yaptığı için çok güzel bulurdum. yani gerçekten güzel geliyordu bana kibariye, halıda yüzüstü yatıp bi gazetede kibariyenin resmine bakarken annemle bunu konuştuğumuzu hatırlıyorum.
- anne kibariye güzel değil mi?
- saçmalama neresi güzel?
nasıl güzel olmayabileceğini aklım almamıştı. yani işte zayıftı, sarı saçlıydı göz kapaklarını maviye boyuyordu.
daha neye ihtiyacı olabilirdi ki bir insanın güzel olmak için? annem kibariyeye bok atarak neyi hedefliyordu?
barbie bebeklere sabitlenmiş güzellik algısı benim gibi kaç gerizekalıyı etkiledi, kaç saf salağa sarışın olduğu rüyalar gördürdü allah bilir.
(bu yaz perukçuda sarı uzun bir peruk denedim, aynadan bana başka bi kadın baktı. her zaman ve eşek kadar olmama rağmen hala kendimden kız olarak bahsederim ama o sarı peruğu taktığımda bana bakan bir kadındı)
politik olarak doğru olmak için aslında kibariyenin ruhu güzel muhabbetine girebilirdim ama midem çok kötü yine, uğraşamıcam. hem kibariye bir zamanlar zayıfmış lan?
bunu çağrıya anlatmıştım daha önce, perşembe günü eve dönerken takside kim bilir çaldı. o zaman tekrar hatırladım.
"ufkumda batan güneş bir daha doğacak mı ah ben ne kadar dertli olacağım kim bilir?"
25 Eylül 2009 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder